|
Hadisler
Ameller niyetlere göre değer kazanır. Sünnete uymak niyetiyle ve bize emanet
olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için yaptırdığımız hacamat bir ibadet
değeri taşır. Çünkü ibadetlerimizi ve diğer görevlerimizi ancak sağlıklı bir
bedenle tam olarak yerine getirebiliriz.
Peygamberimiz (s.a.s)'in yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği işlerin
şüphesiz bir anlamı ve hikmeti vardır. Onun hayatı bizim için örnektir: "Andolsun
Allah'ın Resulu'nde sizin için Allah'ı ve ahireti arzu eden ve Allah'ı çok
anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır" (el-Ahzâb, 33/21).
Mirac gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamberimize:
"ümmetine hacamatı emret!" diye söylediğini Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet
etmektedir (Ali Nâsıf, et-Tâc, III, 203).
Hz. Peygamber (s.a.s) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm'a hacamat
yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle
buyurmuştur: "Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat
sizin en iyi tedavi yollarınızdır)"(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63;
Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3).
Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır (Buhârî, Savm, 22;
Müslim, Hac 87, 88; Ebû Dâvûd Menâsik 35). İhramlı iken saç kestirmemek
şartıyla hacamatın caiz olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği
vardır. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat
yaptırmıştır. Yani kan aldırmıştır (Buhârî, Tıb II; Ebû Davûd, Siyâm 29).
Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu
vesselam basindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve:
"Kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalik için, bir baska ilacla tedavi
olmasa da zarar gormez!" buyururdu."
Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).
Nâfi (r.a)'den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a) (Kendisine): Nâfi, kan
(fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. Bunun için sen bana bir hacamatçı getir
ve genç bir hacamatçı seç. Ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir.
Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi: Ben, Resulullah (s.a.s)'den şu
buyruğu işittim: "Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak
aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hâfız olanın da hıfzetmek
kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allah'ın ismini
anarak perşembe günü hacamat olsun " (İbn Mâce, Kitâbu't-Tıb, 22).
İbn Hacer Buhârî şerhindeki Hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir:
Buhârı, Sahîhinde "Hangi saat hacamat olur" başlığı altında bir bâb açmış ve
burada Ebû Mûsa'nın geceleyin hacamat olduğuna dair bir eseri ile Hz.
Peygamber (s.a.s)'in oruçlu iken hacamat olduğuna dair İbn Abbâs (r.a)'ın
bir hadîsini rivayet etmiştir.
İbn Hacer bununla ilgili olarak şöyle der: Hacamat olmak için uygun vakitler
hakkında birkaç hadis vârid olmuş ise de hiçbiri Buhârî'nin sözkonusu ettiği
şarta uygun değildi. Bana öyle geliyor ki: Buhârî hacamat işinin ihtiyaç
olduğu zaman yapılabileceğine ve bunun belirli bir vakte bağlı olmadığına
işaret etmek istemiştir. Çünkü hacamat işinin geceleyin yapıldığını ve Hz.
Peygamber (s.a.s)'in oruçlu iken hacamat olduğuna dair hadîsi rivayet
etmiştir.
Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam,
boynunun iki tarafindaki damarlari ile iki omuzun arasindaki damardan
hacamat olurdu."
Ebu Davud, Tibb 4, (3860); Tirmizi, Tibb 12, (2052); Ibnu Mace, Tibb 21,
(3483).
Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "(Bir gun) Cebrail Resulullah
aleyhissalatu vesselam'a, Ahdaayn (boynun iki tarafindaki damar) hizasindan
ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi."
Tirmizi su ziyadede bulunur: "(Resulullah aleyhissalatu vesselam) ayin
onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu."
Tirmizi, Tibb 12, (2052).
Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "Kim hacamat olmak isterse, ayin 17 veya 19 veya 2l'ini
arasin. Sakin, kan fazlalasmak suretiyle birinize galebe calip onu
oldurmesin."
Diger 'hacamat' kan verme Hadis'leri;
Sahiheyn'de gelen bir rivayette şöyle denir: "Resulullah aleyhissalatu
vesselam hacamat olur, kimseye ucretinde zulmetmezdi."
Buhari, Icare 18; Muslim, Selam 77, (1577).
Ibnu Abbas radiyallahu
anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Haccm
ne iyi kuldur; (fazla) kani giderir, beli hafifletir, gozu parlatir."
Ibnu Abbas der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Mirac gecesinde,
meleklerden murekkeb bir cemaate her ugrayisinda: "Hacamat olmaya devam et!
Ummetine de hacamat olmalarini emret!" derlerdi."
Tirmizi, Tibb 12, (2054).
Ebu Bekre radiyallahu anh'tan anlatildigina gore, bu muhterem sahabi,
ailesini sali gunu hacamat olmaktan men ederdi. Derdi ki: "Resulullah
aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sali gunu kan gunudur. O gunde bir
saat vardir, kan durmaz."
Ebu Davud, Tibb 5, (3862).
Hz. Enes radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam
buyurdular ki: "Mirac sirasinda yanlarindan gectigim her cemaat bana mutlaka
"Ey Muhammed! Ummetine hacamat olmalarini emret!" demistir."
Hz. Cabir radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam
(bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine dusmus ve ayagi cikmisti."
Ravi Veki' der ki: "Yani Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden
dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir."
''İbn-i Abbas , Peygamber efendimizin
şöyle dediğini nak leder:''Kan alan kişi ne iyidir.Kan almak fazla kanı
dışarı atıyor , Sulvün yükünü hafifletiyor
ve gözleri kuvvetlendiriyor.''
Ibnu Omer radiyallahu anhuma (azadlisina): "Ey Nafi bana kan galebe caldi,
benim icin bir haccam getir, getirecegin haccam genc olsun, yasli veya cocuk
olmasin" dedi. Devamla Ibnu Omer dedi ki: "Ben Resulullah aleyhissalatu
vesselam'in: "Ac karnina hacamat olma idealdir, (onda sifa ve bereket vardir)
akli artirir. Hafizayi guclendirir. Hafiz olmak isteyenlerin hifzetme
kabiliyetini artirir. Hacamat olmak isteyen Allah'in adiyla persembe gunu
hacamat olsun. Cuma, cumartesi, pazar gunlerinde hacamat olmaktan kacinin.
Pazartesi ve Sali gunu de hacamat olunuz. Carsamba gunu hacamat olmaktan
kacinin: Cunku o, Eyyub aleyhisselam'in belaya dustugu gundur. Cuzzam ve
alaca hastaligi da sadece carsamba gunu veya carsamba gecesi zuhur eder"
dedigini isittim."
Peygamber Efendimiz
(S.A.V.) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve
bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu şu şekilde bildiriyor:
“Hacamat, bütün
hastalıklara şifâdır. Aman hacamat olun.”
“Tedavi olduğunuz
şeylerin en hayırlısı hacamattır.”
“Tedavi olduğunuz şeyler
arasında, şunlarda şifâ vardır: Hacamat, bal şerbeti ve dağlama. Lâkin ben
dağlamayı sevmem.”
“Aç karnına hacamat daha
iyidir. Bunda şifâ ve bereket vardır. Akıl ve hafızayı ziyade eder.”
“Baştan hacamat olmak,
eğer sahibi niyet ederse, yedi derde şifâdır: cinnet, baş ağrısı, cüzzam,
baras, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.”
“Sıcağın şiddetinden,
hacamatla korununuz. Zira sıcakta kan yoğunlaşır da adamı hasta eder, hattâ
öldürür.” (Râmûz el-Hadîs’ten)
Son hadîs-i şerifte,
sıcakta kanın yoğunlaşacağı bildirilmiştir ki, bu durum su kaybı ile
gerçekleşir. Bugün tıp, kanın yoğun olduğu polisitemia vera hastalığında kan
almayı, bir tedavi şekli olarak kabul eder. Bu hastalıkta, diğer hadîste
geçen başağrısı, başdönmesi, halsizlik ve fenalık hissi gibi şikâyetler
vardır.
Peygamberimiz
“damardan veya deriden kan aldırmak,tedavi olduğunuz şeylerin en
faydalılarındandır.”(7) buyurmuştur.
Daha öncede kısaca açıkladığımız üzere yaşamımızda sağlığımızın merkezi
konumunda olan kanımız kendine has muhteşem özellikleri ile sağlığımızın
kalitesi hakkında çok kısa bir zaman içinde önemli oranda fikir sahibi
olmamızı sağlamaktadır.
Yine peygamberimiz”üç şeyde şifa vardır .Bal şerbeti içmekte,kan aldırmakta
ve kızgın bir aletle dağlama yaptırmakta. Fakat ben dağlama yaptırmayı
sevmem.”(8) buyurmuşlardır.
(7) Bağdadi s. 45; E. Nuaym vr. 35 b.
(8) Buhari Tıp 7/12, İ. Mace Tıp H. 3491, Müsned 1/246
Şu anda da günümüzde burun kanamaları için kulak burun boğaz uzmanları
ilaçlara cevap vermiyorsa burunun hemen ön kısmında kanamaya sebebiyet veren
alanı koterle yakmaktadırlar .Cilt hastalıklarında ,kadın hastalıklarında da
halen kullanılmakta olan koterle yakma işlemi günümüzde bir tedavi
alternatifi olarak kullanılmaktadır. Peygamberimizin dağlamayı sevmem demesi
ağrı yapmasına ve o dönemde dağlamanın gelişigüzel ve çok sıkça kullanılmaya
başlanılmasından ileri gelmektedir.
Peygamberimizin hizmetlilerinden Selma (r.a) demiştir ki: “Her kim
peygamberimize başındaki bir ağrıdan şikayet etti ise Rasulullah ,ona:”kan
aldır!” buyurmuştur. Her kim de ayaklarındaki bir ağrı veya yaradan şikayet
etti ise ,ona da :”ayaklarına kına yak! “ (9) buyurmuşlardır.
(9) E. Davud Tıp 3858, Tirmizi Tıp H. 3502
Peygamber
efdendimizin bir çok yerde durumun gerektirdiği oranda başından kan
aldırdığı , ihtiyaç duyduğu kadarda vücudunun diğer yerlerinden kan
aldırdığı sabit olmuştur.Çene altından kan aldırmak diş , boğaz ağrılarına
zamanında kullanıldığı taktirde fayda sağlar , başı ve el ayalarını fazla
kandan arındırır.Ayağın üst kısmından kan aldırmak , topuğa yakın olan ana
damarı keserek kana akıtmanın yerine geçer , uyluk ve baçaklardaki yaralara
, kadınlarda görünen kaşıntı ve adet kesilmesine yarar sağlar.Göğüs altından
kan aldırmak uyluktaki çıbanlara , uyuza , sivilcelere , nigris'e,basurlara
, fil hastalığına ve sırttaki kaşıntılara faydalıdır.
Amerika’lı bir profesör hastalıkların %90’ının kanın temizlenilmesi ile
tedavi edilebileceğini iddia etmiştir .Kanın temizlenmesi ile bu denli
hastalıklara karşı başarılı sonuç alınması konunun önemini ortaya
çıkarmaktadır. Özellikle psikiyatrik rahatsızlıklarda önemi tahmin edilenin
çok üzerindedir. Çağımızın hastalığı haline gelmiş ve son yıllarda çok fazla
miktarda görülmeye başlanılmış depresyon tedavisinde kanın temizlenilmesi
ile muhteşem derecede olumlu etki alınabilmektedir. Depresyonda beyin
hücreleri olan nöronların birbirlerine bağlantı yaptıkları sinaptik
aralıklarda seratonin, adrenalin ,noradrenalin ve dopamin gibi hormonların
geçiş hızında bozulma olmaktadır. Bu bozulmaya bağlı olarak enerji
kaybı,yorgunluk,umutsuzluk,karar vermede güçlük,unutkanlıkla seyreden ve
daha ağırlaşmış safhalarında insanları intiharlara kadar götüren depresyon
rahatsızlığı gelişmektedir. Burada kanın kirliliğinin büyük önemi vardır.
Depresyon tedavisi uyguladığım hastalarımda gözlemlediğim çok önemli bir
gerçek var. Bu hastalarımın kanlarını vermelerini sağladığımda ve
kendilerine kan temizleyici sebze ve bitkiler,bazı baharatlar önerdiğimde
ilaçlara ihtiyaçları bir süre sonra ortadan kalkmaktadır. Neşeleri yerine
gelmekte ,vücutlarındaki yorgunluk,ruhlarındaki umutsuzluk yok olmaktadır.
Bu bitki ve baharatlara uzun süre ve düzenli bir şekilde devam etmeleri
olağanüstü sonuçlar elde etmelerini sağlamaktadır.
Sağlığımızı etkileyen bir çok rahatsızlıklar aslında zihinseldir. Kanın
temizlenilmesi ile belirgin bir değişim meydana gelir .İnsanın sağlıklı
düşünebilme özelliği gelişir ve zihni muhteşem bir devrim yaşar.
Süreklilik arz eden kronikleşmiş bir çok hastalıklarda;migren,romatizma,mide
barsak rahatsızlıkları ,el ve ayaklarda üşüme,şeker hastalığı,karaciğer
yetersizliği,zihinsel ve ruhsal bir çok hastalıklarda,böbrek hastalıklarında
kan vermenin faydaları belirgindir.
Kan seviyesi düşük anemik ve hemofilili hastaların kan vermelerinin uygun
olmadığını da belirtmekte yarar var. Kan vermeye karar verildiğinde bir
tahlil yaptırarak kişiler vücut kan seviyelerinin kan vermeye elverişli olup
olmadığını kısa bir zaman içinde öğrenebilirler .En son kararın bir tıp
doktorunun muayenesinden geçildikten sonra verilmesinin uygun olacağını
özellikle belirtmekte yarar görüyorum.
Peygamberimiz ‘ Her kim ayın on yedi on dokuz ve yirmi birinci günlerinde
kan aldırırsa kan hücumundan dolayı meydana gelen bir çok hastalıklardan
şifa bulur.’ (10)buyurmuşlardır.
(10) E. Davud Tıp H. 3861; Tirmizi Tıp H. 2051
Ayrıca yine ‘Ayın on beş on yedi , on dokuz ve yirmi birinci günleri kan
aldırınız ! Zira bu günlerde kan hücuma geçerek sizden birilerinizi
öldürmesin.’(11) buyurmuşlardır.
İbni Sina, ‘el kanun fi‘t Tıbb’( Tıbbın Kanunu) isimli meşhur eserinde bu
hadislerle ilgili olarak şu şekilde görüş belirtmektedir. “Arabi ayların
başında kan aldırmak tavsiye edilmez. Çünkü vücuttaki sıvı maddeler ayın ilk
günlerinde fevkalade çok ve hareketli değildir. Çünkü bu günlerde sıvı
maddelerin seviyesi düşüktür. Dolunay günlerinde ise ayın çekim gücünün
artması sebebiyle vücuttaki sıvı maddeler hem çoğalmış hem de
hareketlenmiştir. Bu sebeple bu günlerde alınan kan kişiye zarar
vermez”.(12)
Zamanımızın tıp ve ilim
adamları, hacamatın daha birçok yararlı ve tedavi edici tesirinin
bulunduğunda ittifak halindedir.
Bu konuda çıkan haberi üstte sunuyor ve
binlerce delilden birini daha ilân ediyoruz.
Hacamatın yani kan aldırmanın insan sağlığına birçok
katkıda bulunduğu tıbbî bir gerçeğe dayanır. Özellikle bazı deri
hastalıklarının tedavisinde hacamatın faydası görülmüştür.
|